WALD Yayını

By | Eylül 12, 2014

 

 ÇOCUK VE BELEDİYE
 “İnsanlık, çocuğa, sunabileceğinin en iyisini borçludur….Çocuk, özel olarak korunacaktır; çocuğa bedensel, akılsal, ruhsal ve toplumsal anlamda sağlıklı ve normal gelişimini özgür ve onurlu koşullarda gerçekleştirebilmesi için gerekli fırsat ve olanaklar yasalarla ve diğer araçlarla sağlanacaktır….Çocuk, her türlü ihmal, zulüm ve sömürüden korunacaktır.” 

WALDYukarıdaki bu cümleler, Çocuk Hakları Bildirgesi’nden alınmıştır. Ülkemiz  de dahil olmak üzere bir çok Dünya Ulusları bu anlayışı benimsemekle birlikte Çocuğu çalışma hayatından uzaklaştırmak, sömürü ve istismar’dan korumak için yeterli önlemler alamaktadırlar.

1924 yılında Ulu Önder ATATÜRK tarafından imzalanan, CENEVRE ÇOCUK HAKLARI BİLDİRGESİ ile Cumhuriyet rejimince de çocuğun önemi belirtilmiş ve geleceğin teminatı olarak görülmüştür.

 

          CENEVRE ÇOCUK HAKLARI BİLDİRGESİ 1924
Tüm Ulusların erkek ve kadınları, insanlığın sahip olduğu en biricik şeyi Çocuğa vermeye zorunlu bulunduğunu; soy, ulus ve dine dayanan bir görev olarak kabul ettiklerinin Cenevre Bildirgesi adı verilen bu çocuk hakları bildirgesi ile onaylar.

  1. Çocuk, bedensel ve ruhsal yönden, doğal bir biçimde serpilmesine elverişli ortam içinde bulundurulmalıdır.
  2. Açıkan çocuk, beslenmelidir; hasta çocuk sağaltılmalıdır; düşünce yönüyle geri kalan çocuk desteklenmelidir; yoldan çıkmış doğru yola getirilmelidir; çocuk korunma altına alınmalı ve yardım görmelidir.
  3. Çocuk, felaket zamanında en önce yardım görmelidir.
  4. Çocuk, yaşamını kazanabilecek bir konuma getirilmelidir ve her türlü sömürüye karşı esirgenmelidir.
  5. Çocuk, en özenle korunan değerlerinin, kardeşlerinin hizmetine sunulması gerekeceği duyguları ile büyütülmelidir.

Gazi M. Kemal ATATÜRK

 

1924 yılında imzalanan bu sözleşmede temel konular belirtilmiş, ilerleyen yıllarda da ayrıntıları belirlenmiştir.

Çocuğun temel hak ve özgürlüklerinin korunmasında, topluma sağlıklı bireyler olarak katılmasında, alacağı eğitim ve öğretim ile yararlı, faydalı kişiler olabilmesinde, devletin yükümlülüğü, ana ve babanın yükümlülüğünden de önde gelir. Devlet tarafından yerine getirilecek bu yükümlülük uluslararası sözleşmeler ve yasalarla belirlenmiş, nasıl ve ne şekilde yapılacağı da yönetmeliklerle gösterilmiştir.